Soylu’nun Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ın intiharının ardından yürütülen soruşturma sürecine de adı karıştı. Bu süreç, Soylu’nun Çalışkan’a karşı duyduğu güvensizliği daha da artırdı. Soylu, Çalışkan’ın görevden alınması için uzun bir çaba sarf etti ve sonunda İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevinden alındı. Ancak Çalışkan’ın görevden alınması, sadece onun değil, ekibinin de kaderini değiştirdi. Çalışkan’ın ekibi, tayin dönemi olmamasına rağmen, Türkiye’nin farklı illerine sürüldü.

Peker'e Koruma Gerilimi Artırdı
Ancak bu ikili arasındaki gerginlik, Sedat Peker’in iddiaları gündemi sarstığı Mayıs 2021’de zirveye ulaştı. Soylu, bir televizyon programında, Peker’e özel polis koruması verilmesi ile ilgili Çalışkan’ı doğrudan suçladı. Bu açıklamalar, Çalışkan tarafından sert bir şekilde yanıtlandı. Çalışkan, "Allah’a sığınıyorum" diyerek Soylu’nun suçlamalarına karşılık verdi. Çalışkan’ın, Soylu’ya yönelik tepkisi, olayın daha da büyümesine yol açtı. Bu süreçte Soylu’nun açıklamaları ise kamuoyunda büyük bir tartışma yarattı.
Çalışkan’a Verilen Kınama Cezası
Gerginlik, 2 Haziran tarihinde Mustafa Çalışkan’a verilen kınama cezası ile yeni bir boyut kazandı. Soylu, aynı tarihte milletvekili seçilmişti ancak Meclis’te yemin etmeden önce, Çalışkan’a yönelik son bir hamle yaptı. Bu ceza, Soylu’nun Çalışkan’a karşı verdiği son darbeydi. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanı olarak görevlendirilmesi, Soylu’nun bürokrasiye verdiği bu son darbenin hemen ardından gerçekleşti. Birçok gözlemci, bu hamleyi, Soylu’nun Çalışkan’a yönelik "giderayak son darbe" olarak yorumladı.
Bürokrasideki İlişkiler ve Sonuçları
Soylu ile Çalışkan arasındaki gerilim, sadece kişisel bir çatışma olmanın ötesine geçti. Bu iki ismin ilişkisi, İçişleri Bakanlığı’ndaki bürokratik denetim ve görev değişikliklerinin de bir yansıması oldu. Çalışkan’a verilen ceza, devlet içindeki güç mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Soylu’nun bu hareketi, bakanlık içindeki hiziplerin ve güç mücadelelerinin bir başka örneği olarak kayda geçti.
İki İsim Arasındaki Çatışmanın Derinleşmesi
Süleyman Soylu ve Mustafa Çalışkan arasındaki çatışma, sadece İçişleri Bakanlığı’ndaki bürokratik ilişkilere değil, aynı zamanda Türk siyasi ve güvenlik sistemine de önemli izler bırakmış görünüyor. Gerilimin başlangıcından bu yana birçok gelişme yaşandı ve bu son ceza, aralarındaki ilişkiyi noktalayan bir adım oldu. Bu durum, Türkiye’nin içişleri politikalarının ve bürokratik mücadelelerinin ne denli karmaşık ve kişisel çatışmalarla şekillendiğini gösteriyor.