Operasyon sonrası ortaya çıkan tablo, uyuşturucu baronlarının çocukları nasıl kullandığını gözler önüne serdi. 18 yaş altındaki çocukların, örgütler tarafından "taşıyıcı" ya da "torbacı" olarak kullanıldığı belirlendi. Uzmanlara göre çocuklar, hem yönlendirmeye açık olmaları hem de cezai sorumluluklarının sınırlı olması nedeniyle çetelerin kolay hedefi hâline geliyor.

Baronlar Risk Almıyor, Çocuklar Sürülüyor
Türk-Alman Üniversitesi Ceza Hukuku Profesörü Ali Kemal Yıldız, baronların doğrudan sahaya inmeyip çocukları kullandıklarına dikkat çekti. Yıldız, "Uyuşturucu baronları risk almak istemiyor. Çocuklar daha az ceza alıyor, bu nedenle öne sürülüyorlar. Bazıları kendilerini mafya gibi hissediyor" ifadelerini kullandı. Bu durumun çocukların suça karışmasını adeta meşrulaştırdığına dikkat çekiliyor.

Yoksul ve İhmal Edilmiş Çocuklar İlk Hedef
Çocuk ve Ergen Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan İnal, suç örgütlerinin özellikle ekonomik güçlük yaşayan, ailesi tarafından ihmal edilen çocukları hedef aldığını belirtti. İnal, "Bu çocuklar hâlâ gelişim sürecindeler. Kolay para kazanma arzusu bir tuzak. Suça itilen bu çocuklar hayat boyu risk altında kalıyor" dedi.

Adli Süreç Yetmez, Psikolojik Destek Şart
Uzmanlar, çocukların sadece yargı önünde değil, psikolojik ve sosyal açıdan da desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Suç örgütleri tarafından kullanıldıktan sonra sistem tarafından yalnız bırakılan çocukların, gelecekte suç döngüsüne kapılma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor. Bu nedenle adli süreçlerle birlikte rehabilitasyon çalışmaları da önem taşıyor.

Gözaltına Alınan 110 Çocuk Gelecek İçin Alarm Veriyor
Operasyonla gözaltına alınan 110 çocuğun hikayesi, Türkiye'de uyuşturucuyla mücadelenin sadece sokakta değil, okullarda, ailelerde ve sosyal politikalarda da sürdürülmesi gerektiğini gösteriyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Zehir tacirlerine göz açtırmayacağız" dese de, bu çocukların kaderinin değişmesi için daha kapsamlı çözümlere ihtiyaç olduğu görülüyor.

Çocukların Suça İtilmesi Toplumsal Bir Alarmdır
Türkiye'nin dört bir yanında büyüyen uyuşturucu tehdidi, sadece kolluk kuvvetlerinin değil, tüm toplumun sorumluluk almasını gerektiren bir sorun hâline geldi. Ankara'daki operasyon, sadece bir suç şebekesini değil, gelecek neslin karşı karşıya kaldığı tehlikeyi de açığa çıkardı. Çocukların suçla değil, eğitimle, umutla ve fırsatlarla büyümesi için toplumsal duyarlılığın ve devlet politikalarının eşgüdüm içinde çalışması şart. Aksi takdirde, bugün torbacı olarak kullanılan çocuklar, yarının baronları olabilir.