Hutbede, alışverişin “haram” olarak nitelendirilmesi dikkat çekerken, daha önceki açıklamalarla çelişkili bir durum sergilendi. Diyanet’in bu tavrı, hem toplumsal hem de hukuki açıdan geniş yankı buldu.
ÇYDD'den Sert Tepki
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Diyanet’in hutbesini kaygı verici bulduğunu ifade ederek, “İbadet bireysel bir alandır. Devlet kurumu olan Diyanet, laik eğitim çizgisinden uzaklaşan açıklamalar yapmaktadır” açıklamasında bulundu. Bu tür yaklaşımların laik devlete yönelik ciddi tehditler içerdiğine dikkat çekti.

İlahiyatçıların Görüşleri
İlahiyatçı Cemil Kılıç, Diyanet’in hutbelerinin siyasallaşmasına vurgu yaparak, katılımın azaldığını belirtti. Kılıç, “Diyanet’in bu siyasi tutumu, birçok yurttaşın cuma namazına katılmaktan vazgeçmesine yol açtı” dedi. Ayrıca, Diyanet’in verdiği hadis bilgisi hakkında da, “Cuma namazını üç kez terk edenin kalbi mühürlenir” ifadesinin dayanağının olmadığını dile getirdi.
Çelişkili Açıklamalar ve Kamuoyundaki Yansımaları
Diyanet, 2017 yılında benzer bir soruya “Cuma saatinde yapılan alışverişte elde edilen kazanç helaldir” şeklinde yanıt vermişti. Bu çelişki, kamuoyunda “Diyanet’in tutumu” hakkında soru işaretlerine yol açtı. Yeni hutbede vurgulanan “alışverişin haram olduğu” ifadesi, Diyanet’in yıllar içindeki değişen yaklaşımını gözler önüne serdi.
Diyanet'in Rolü ve Laiklik İlkesi
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu tür uygulamaları, laik bir devlette kabul edilemez olarak değerlendiriliyor. Diyanet’in, bireysel inanç alanına müdahale eden açıklamaları, toplumsal gerilimi artırma riski taşıyor. Uzmanlar, Diyanet’in siyasallaşan söylemlerinin, devletin laik yapısını tehdit ettiğine dikkat çekiyor.