Türkiye'nin devlet televizyonu TRT, seçim dönemindeki yayın politikalarıyla büyük tartışmalara neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) RTÜK üyesi Tuncay Keser, TRT’nin iktidar yanlısı yayın anlayışını eleştirerek, "TRT, üzerindeki sorumluluğu yerine getirmiyor ve fırsat eşitliği ilkesini çiğniyor" dedi. TRT’nin, Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’a 48 saat, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ise yalnızca 32 dakika yer vermesi, özellikle sosyal medyada tepkiyle karşılandı.

TRT’nin Yayımladığı Süreler Arasındaki Çarpıklık
Yurttaşların vergileriyle yayın yapan TRT, seçim sürecinde Cumhur İttifakı'nın adayı Erdoğan’a ciddi bir süre ayırırken, Millet İttifakı'nın adayı Kılıçdaroğlu’na çok daha kısa bir süre tanıdı. TRT'nin Erdoğan’a 48 saat, Kılıçdaroğlu’na ise sadece 32 dakika vermesi, kamuoyunda eşitlik ilkesine aykırı olduğu şeklinde değerlendirildi. Bu dengesiz dağılım, seçim sürecindeki fırsat eşitsizliğini gözler önüne serdi.
Uluslararası Tepkiler ve Kampanyalar
Bu yayın dengesizliği, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da tepki topladı. change.org platformunda bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanyada, “Adaylara eşit süre verilmeli” vurgusu yapılırken, adil bir seçim için her iki adaya da eşit şekilde söz hakkı verilmesinin önemine dikkat çekildi. Kampanyada ayrıca, "seçimlerin adil ve özgür bir ortamda gerçekleşebilmesi için tek koşul sandık güvenliği değildir" denildi.
TRT’nin Hukuksuz Tutumu Eleştiriliyor
CHP RTÜK üyesi Tuncay Keser, TRT'nin tutumunu eleştirerek, “TRT, kamu kaynaklarını kullanarak yayın yapıyor ve bu süreçte tarafsızlık ilkesini ihlal ediyor" dedi. Keser, TRT’nin "Türkiye Yüzyılı" adlı reklamı yayımlayarak AKP’nin seçim propagandasını desteklemesini de hukuksuz bir tutum olarak değerlendirdi. TRT’nin bu durumu, seçim ve demokrasiye gölge düşüren bir yaklaşım olarak görülüyor.
Fırsat Eşitliği ve Demokrasiye Etkisi
TRT’nin seçim sürecinde gösterdiği taraflı yaklaşım, yalnızca adaylara eşit söz hakkı verilmemesiyle sınırlı kalmayıp, genel anlamda demokratik bir ortamda seçimlerin yapılmasına engel oluşturuyor. Fırsat eşitliği ilkesinin ihlali, seçimlerin adil bir şekilde gerçekleşmesini engelliyor. Yine de, seçimlerin sonucunun sağlıklı bir şekilde yansıyabilmesi için, medya organlarının ve kamu yayıncılığının tarafsız ve adil bir şekilde hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Demokrasi ve Adil Seçimler İçin Eşitlik Şart
TRT’nin seçim dönemi yayın politikaları, sadece adaylar arasında fırsat eşitsizliğine neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda demokratik süreçlerin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesini engelliyor. Tuncay Keser ve diğer eleştirmenler, TRT’nin demokrasiye zarar veren bu yaklaşımını değiştirmesini ve her adaya eşit söz hakkı tanımasını talep ediyor. TRT’nin daha tarafsız ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, adil ve özgür bir seçim süreci için kritik bir öneme sahip.